İngiliz finans devi HSBC, Türkiye’de faizsiz bankacılık için İslamî tahvil yasasını bekliyor
Türkiye’ye 2002 yılında Demirbank’ı alarak adım atan HSBC, faizsiz bankacılık konusunda da lider.
Faizsiz bankacılık alanında liderliği Batılı finans kuruluşları yapıyor. ‘İslamî kredi’ olarak adlandırılan faizsiz finansman sisteminde dünyanın en büyüğü İngiliz HSBC. Bu alanla ilgili özel bir birimi de bulunan banka, Ortadoğu ülkelerinde büyük ağırlığa sahip.
2002 yılında Demirbank’ı alarak pazara giren HSBC, Türkiye’de de faizsiz bankacılık yapmak istiyor. Şirketin Türkiye kurumsal bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Özkaya, bu alanda yatırım için Hazine’nin İslamî tahvillerle ilgili düzenlemesini beklediklerini söyledi.
Dünyada faizsiz kredilerde açık ara lider olduklarını belirten Özkaya, “Uluslararası rakiplerimiz zorunlu olarak küçülmelerinden dolayı bu piyasalara eskisi kadar önem veremedi. Biz ise krizden sağlam çıkan bankalar arasında yer aldık. Önceki rakiplerimiz artık Türkiye’de en azından ve Ortadoğu’da yoklar. Bu sebeple Ortadoğu’daki ağırlığımız artıyor.” dedi. Bankaların faizsiz finansmanına ‘murabaha’ adı veriliyor. Bu yöntemde nakit kredi verilmiyor. Şirketin krediyle yapacağı yatırım için gereken mal ya da hizmeti doğrudan banka alıyor. Banka, bunu belli bir kâr ekleyerek çeşitli vadelerde müşterisine satıyor.
Genel Müdür Yardımcısı Özkaya, bu yıl HSBC’nin 6-7 tane murabaha yaptığını aktardı. Geçen yılki murabahalar için 500-600 milyon dolar uluslararası sendikasyon gerçekleştirdiklerini; ancak rakamın bu yıl küresel kriz sebebiyle 300-400 milyon dolarlarda kalabileceğini ifade etti. Yalnızca Türkiye’de değil bütün dünyada sendikasyonların çok aşağı indiğini vurgularken, “Uluslararası borç verme piyasalarında ciddi daralma var. Bu Türkiye’yi de etkiledi. Konvansiyonel olarak sendikasyonlar nasıl azaldıysa murabaha sendikasyonlarında da azalma var.” açıklamasını yaptı. Özkaya, artık Ortadoğu’daki fonların da dünyanın başka yerlerine bakmaya başladığını ve daha cazip getiri için ABD’deki bankacılık sektörüne yöneldiklerini dile getirerek, “Önceden Türkiye’ye daha çok bakıyorlardı, şimdi birinci olarak hemen Türkiye’ye bakmıyorlar.” diye konuştu.