İngiltere Haber

Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Top List Mp3 Dinle

'İngiltere' 08.08.08

» Online 4  
» Bugün 1305  
» Toplam 329634  
» IP | 38.103.63.60
»Londra ziyaretiniz

Küresel Isınma Sorunu

Kaybedecek hiç zaman yok ertelediğimiz her gün sadece sorunu büyütüyor. Şimdi hareket edip sorunun değil çözümün parçası olun.

Kategori  Kategori : Cep Özel
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 150
Tarih  Tarih : 05 Ağustos 2008 17:47

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Cep Tv Londra
Küresel ısınma sorunu sadece yaşam alanları yok olan kutup ayılarını değil biz insanoğlunu da ilgilendiriyor ve buna hazırlıklı olmaya gerçekten ihtiyacımız var.
Uzmanlar iklim değişikliğinin yaşandığını biliyor olmalarına rağmen bunun ne kadar şiddetleneceği ve sorunun ne derece tehlikeli hale geleceğini tam olarak tahmin edemiyor. Gelecek  'Yarından Sonraki Gün' filmindeki gibi dramatik olabilir ya da olmayabilirde. Ama kesin olan iklim değişikliğinin çoktandır bizimle olduğu gerçeği.
19 Eylül 2003'te Isabel kasırgası Amerika'yı vurduğunda milyonlarca Amerikalı elektriksiz kalmıştı. Bir yıl sonra 2004'te, dört büyük kasırga Amerika'yı vurdu: Charley, Frances, Ivan ve Jeanne kasırgaları 10 milyarlarca dolarlık zarara neden oldu. 2005 'teki Trajik Katrina 'yı tüm Amerikalılar hala korkuyla hatırlıyor.2008 de Myanmar'ı vuran  ve gayri resmi rakamlara göre 200 bin insanın öldüğü kasırga.Peki, bunların küresel ısınma ile bağlantısı var mı? (Elbette ki var. İklim değişikliği hava durumunu; sıcaklık derecelerinde, yağmur ve karda ve hatta deniz seviyesinde bile değişiklikler yaparak bir hayli etkiler.) İklim değişikliği hava şartlarını daha sert hale getirerek şiddetli fırtınaların, sellerin ve sıcak hava dalgalarının sayısını artırır. Ve aynı şekilde hortum ve kasırgaların şiddeti ve sayısına etki eder.
2007 yılı son bin yılın en sıcak yılı olarak tarihe geçti.
Orman yangınları baş edilemez bir hale gelmekte ve sayıları artıyor.
Büyük buz kütleleri ve kalıcı karlar hızla erimeye başladı.
Deniz seviyesi şimdiden 20 cm kadar yükseldi.
Dünya üzerindeki seller ve kuraklıklarda artışlar gözleniyor.
Atlantik'te 1990'ların ortalarından itibaren kasırgaların sayısında fark edilebilir bir artış oldu.
Tahminler olumsuz bir tablo çizmesine rağmen olabilecek en kötü şeyler bunlar değildir. "Ani İklim Değişiklikleri Teorisi" gündeme gelmeye başladı. Teori dünyamızı kırılma noktasına doğru itersek iklimin çok tehlikeli boyutlarda değişeceğini öngörmektedir. Çoğu bilim adamı artık bu teoriyi göz ardı etmek istemiyor.  Uluslar arası Toplumun çabası ve BM öncülüğünde imzalanan Kyoto Antlaşması ile sanayileşmiş ülkelere, karbondioksit ve diğer sera gazlarının emisyonunu 1990 -2012 yılları arasında % 5 azaltma yükümlülüğü getirildi.
Kyoto Antlaşması, problemin çözümünde küresel işbirliğini desteklemek için üç anahtar mekanizmayı öngörmektedir.
"Emisyon Alışverişi" Ülkelere ve şirketlere sera gazı yayma hakkının ticaretini yapma izni veriyor. Antlaşmada varılan seviyenin altında sera gazı üreten ülke, kalan kısımdan mali karşılık kazanmak için bu kısmı başkasına devredebiliyor.
"Temiz Gelişim Mekanizması"  Bu mekanizma, temel olarak sanayileşmiş ülkelere, onların gelişmekte olan ülkelere sağladıkları sera gazı emisyonunu önleyici yardımın (kendi ülkelerindeki bu tür faaliyetlerden daha ucuz olması sebebiyle), antlaşma ile kendilerine verilen emisyon hedeflerinden sapmalarını sağlıyor.
"Birleşik Uygulama" Sanayileşmiş ülkelerle eski doğu bloğu ülkelerini kapsamaktadır. Sanayileşmiş ülkeler kendi enerji santrallerini çoktan yenilemiş olduklarından eski teknolojiye dayalı sanayisi ve enerji santralleri olan bu ülkelerde, sahip oldukları bilgi ve teknolojiyi uygulayabiliyorlar.
Kyoto her ne kadar iyi niyetle imzalanmış olsa da soruna bir çare olmadı. ABD'nin imzalamayı reddettiği bu anlaşmayı Türkiye geçtiğimiz günlerde Meclise sevk etti.Öte yandan 2012'de süresi dolacak bu antlaşmanın yerini alacak antlaşma için BM öncülüğündeki çalışmalar sürdürülüyor. Şimdi biraz da bireysel olarak biz ne yapabiliriz ona bakalım.
Bireysel Sorumluluk
       Küresel ısınma 21'inci yüzyılda insanlık için görünürdeki en büyük tehdittir. (Bu sorunun çözümü gözümüzü korkutabilir. Fakat önüne geçilemez değildir.)
Hollywood'un aksiyon filmlerindeki gibi, küresel ısınma bizi felaketle tehdit etmektedir. Bu kez gezenimizi mahvolmaktan kurtaracak kahraman rolünü bize düşüyor.
Seçmenin gücü. Seçilmiş politikacıların bu işle ilgilenmesini sağlayın. Yeşili koruyan adaya oy verin. Her seviyedeki görevlilerin konuya dikkatlerini çekin.
Tüketici gücü. İklim değişikliğini ve diğer çevre sorunlarını ciddiye alan firmaları tercih edin. Böylece diğerlerini de buna yönlendirmiş oluruz. Sorumlu müşteri olun. Geri dönüşümlü ambalajlar ilk tercihiniz olsun (cam, alüminyum, kâğıt ve plastik). Yatırım ve alışveriş tercihlerimizle gezegenimize zarar veren şirketleri kontrol edin.
Yereller ürünler tercih edin. Yerli malı. Böylece ithal malların ulaşım nedeniyle verdiği zararı azaltırsınız. Enerji tüketimi konusunda verimli cihazları tercih edin.
Organik ürünler tercih edin. Bitkisel ürünleri daha çok tüketin. Et tüketimi eşittir metan gazı. 1 kg sığır eti yetiştirmek 7 kiloluk tohum ve 2.500 galon (9.465 litre) su gerektirir. Aksine 1 kg tohum üretmek için 25 galon (94,6 litre) suya ihtiyaç vardır.
Araba kullanımı ve bakımı alışkanlıklarımızı yakıt ekonomisi açısından geliştirin. Modern dünya enerji kullanımında bizi aşırıya yönlendirmektedir. En ufak bir enerji tasarrufu bile gezenimiz için fark yaratacaktır, unutmayın. Toplu taşıma araçlarını tercih edin, hatta mümkünse yürüyün.
Mutfağınızı keşfedin. Buzdolaplarınız olması gerekenden daha soğuk olmamalıdır. 5 dereceden daha soğuk olması sadece daha fazla enerji ve para harcamak demektir.
Mikro dalga fırınlar günlük kullanımda ısıtmada diğer fırınlara göre daha ekonomiktir.
Çamaşır makinelerinde soğuk su kullanmak enerji tüketimini yarı yarıya düşürürken yeni deterjanlar sayesinde neredeyse aynı temizlik sağlanmaktadır.
Su kullanımı alışkanlarımızda ufak değişikliklerle büyük tasarruflar sağlayabiliriz. (Bulaşık makinesi tam dolmadan kullanılmamalıdır, Duşu kısa kesin, tıraş olurken, diş fırçalarken suyu israf etmeyin)
Eski tip ampuller ışıktan çok ısı üretirler. Yeni nesil ekonomik ampulleri tercih edin.
Klima ve ısıtma sistemlerinin periyodik bakımları yaptırın, gerektiği kadar soğukluk ve sıcaklık üretilmelidir. Güneş enerjisi ile ısınmayı alternatif olarak değil asli olarak  kullanın.
Ağaç dikicisi olun. İklim değişikliğine karşı diktiğiniz her ağacın etkisi olacaktır.
Sera gazı emisyonunu kontrol edecek mekanizmanın biz olduğunu unutmayın.
Tehlike küreselken, çözümler bölgesel olacaktır ve bu konuda hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız. 
Kaybedecek hiç zaman yok ertelediğimiz her gün sadece sorunu büyütüyor. Şimdi hareket edip sorunun değil çözümün parçası olun.
Belki bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Zaman ilerliyor ama hala dönülmez noktada değiliz. Harekete geçmenin tam zamanı. 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

İngiltere'yi Seviyor musunuz?




Tüm Anketler

Anasayfa | Gizlilik Hakları | Hakkında | İletişim | Linkler | Online Mp3 Müzik | Online Tv izle | Oyun-Game | Reklam | Sponsorlar | Tv Dizileri | Videolar
Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

 'İngiltere' 'Londra' 'Avrupa' Türk  haber sitesi .
© 2008 by Cep Tv UK News Great Britain / Birleşik Krallık / Londra
 

Cep Tv Haber - İngiltere
Supporters | Yazar Girişi