İngiltere Haber

Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Top List Mp3 Dinle

'İngiltere' 08.08.08

» Online 2  
» Bugün 693  
» Toplam 299527  
» IP | 38.103.63.60
»Londra ziyaretiniz

Athena İle Nostalji

Bizim ülkemizde birebir kalıplar var. Arabesk var, fantezi var. Bizim çok farklı bir kulvarda olduğumuzu biliyorum

Kategori  Kategori : Cep Röportaj
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 72
Tarih  Tarih : 17 Ağustos 2008 12:36

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Cep Tv Londra

Grup Athena
 

Gani Müjde: İyi günler. Bu akşamki konuğumuz 12 dev adamdan, iki tanesi. Gerçi bugün yağmurlu havalarda biraz çekmişler, kısalmışlar biraz. Ama gerçekten bir şarkı ile birlikte zaten siz çok tanınan sevilen bir topluluktunuz gençler arasında. Bu şarkıyla beraber bakıyorum benim annem de tempo tutarak, televizyonu seyrediyor. 80 yaşında bu arada. Yani, popülerleştiniz artık bundan kaçamazsınız. Bu şarkının bir problemi var. Bakın mesela, izleyici tepkilerinden geldi. Bu sözlerini anlayamıyoruz, diye.

Gökhan Özoğuz: Ama bir tarzdan dolayı o.

Gani Müjde: Başında, anlayamadım, bir tek yeri kaçırıyorum. Ben sürekli düşünüyorum. Hadi bu sefer bulacağım diye... Şu sözleri şöyle bir tamamen söyler misin, seyircilere?

Gökhan Özoğuz: Ciddi mi söylüyorsun?

Gani Müjde: Çok küçük bir yerini ama? En başta söylediğin, hop diye bir şey var ya...

Gökhan Özoğuz: Uh, ah, dev adam... Efektif bir laf.

Gani Müjde: Mana aradığımız için... Hoppa diye bir şey yapmışınız, hoppa dev adam, diye

Gökhan Özoğuz: Parçamızda, kaç kere kaç olan, daha sonra herkes o, diye ama biz orada bas diyoruz aslında...

Gani Müjde: Nerede kaldıysa, ben, eşlik ediyorum, o, dedim...

Gökhan Özoğuz: Herkes o, diyor zaten. O bir bas...

Gani Müjde: Gerçi reklam çok güzel çekilmiş.. Sizin müziğiniz inanılmaz güzel oluyor. Hakikaten çok hoş bir şey yaşıyorum. Her seferinde seyrediyorum, oturup, mesela. Reklamı üç kere seyredersin, sonra dersin ki, eh, işte reklam canım. Çok güzel oturmuş. Peki, niye Athena? Bir gazetemizde çıktı. 'Yahu, Yunan gavurunun başkentini' diye.

Gökhan Özoğuz: Hiçbir zaman tereddüdünü yaşamadık. Yani, Athena mitolojik kahraman. Aslında tam olarak bir isim olarak kullandık onu, politik bir düşünce yoktu. Bu yaklaşık, 1989-90 senelerinde konuldu. Tamamen hoşumuza gittiği için konuldu. Aslında isim bize geldi. Çok garip bir hikayesi vardı onun da... Ama insanların öyle bir tepki göstermeyeceğini hissettik, herhalde. Öyle bir yoktu.

Gani Müjde: Zaten yapmak diğerlerinin de aklına gelmemiş.

Gökhan Özoğuz: Geldi mi kulağına?

Gani Müjde: Gelmedi, tabi canım. O kadar aptal olduğunu sanmıyorum. Çok garip olur zaten... O kadar olmaz diye düşünüyorum. Peki basketbol milli takımı için yaptığınız bir şarkıyla çok dinlenmişsiniz bu aralar. Basketbol oynuyor musunuz?

Hakan Özoğuz: Belki bizi oynayabilir bilmiyorum basketbol.

Gani Müjde: Sevmiyorsunuz pek basketbolu.. Futbol sevginize geleceğim birazdan.

Hakan Özoğuz: Basketbolu da seviyoruz tabi, sevmiyoruz değil. Yani oynamak ayrı, sevmemek ayrı...

Gökhan Özoğuz: Sevmemek diye bir konu yok. Sonuçta spor olarak baktığımız zaman zaten, sadece futbolun hissi başka, basketbolunki başka...

Gani Müjde: Bu soruyu ben de zaman zaman kendime soruyorum. Basketbolu mu seviyorum, futbolu mu, diye... Futbolu elbette çok seviyorum ama basketbol seyretmenin ayrı bir heyecanı var. Çünkü her dakika gol oluyor. Her saniye gol oluyor. Futbolda öyle değil...

Gökhan Özoğuz: Belki de ondan sevmiyorum mesela ben. Hoşuma gitmiyorr. Futboldaki, o sahadaki strateji.

Gani Müjde: Hazırlanma, hazırlanma, gerilip birdenbire gol diye bağırma...

Hakan Özoğuz: Tabi, alan da dar olduğu çok sıkışık. Bir anda çok şey yapmak zorundasınız.

Gani Müjde: Peki Punk'a gelelim biraz da... Siz, punk'ı bir müzik anlayışı olarak mı görüyorsunuz, yoksa bir yaşam biçimi olarak mı pank hayatınızda var?

Gökhan Özoğuz: Bu baştan beri. İlk başta tabi çok daha sertti. Yaşam, ideolojik bir bakış. Tamamen yaşamla alakalıydı. Punk'ın bir hissi var, o his kaybolduğu zaman zaten müziğimiz de kaybolacaktır. Tamamen hisle alakalı bir şey. Punk'ın zaten dünyada ilk çıkış zamanını biliyorsunuz, nasıl bir his verdiğini. Tamamen karmaşa, tamamen ortada bir kaos... Tamamen orta sınıfın bir sınıf yükseltmesiydi. Ama müzik olarak vermiş olduğu his tamamen, bir kitleye, hep bir arkadaşlık, bir kardeşlik, bir topluluk hissi...

Gani Müjde: Punk'lıları gördüğü zaman halkta, hep böyle neo-nazililerle bir karıştırma vardır. Punk felsefesinin içinde var mı?

Gökhan Özoğuz: Punk felsefesiyle hiç alakası yok. Büyük zıtlık var. Tamamen birbirlerine karşılar. Çünkü daha çok doğaya bağlı... Kesinlikle orada ekstrem bir düşünce var. Punk'ın düşüncesi çok daha özgür, çok daha bireysel düşünce var. Söylediğiniz neo-nazi ve nazi düşüncesi tarzı düşünce tamamen bir diktatörce... Hep tek tip var. Tek tip...

Gani Müjde: Ama görsellikle bir yakınlık var.

Gökhan Özoğuz: Kesinlikle yok... Büyük ilgimiz var. Hepsiyle ilgileniyoruz. Bakıyoruz, ne nedir? Ne kötüdür, ne iyidir diye? Çok fazla da yurt dışında bir takım olaylarla da karşılaştık. Kesinlikle punk'larla neo nazilerin arasında büyük kavga var yurtdışında.

Gani Müjde: Şekil olarak bakınca, insanlar karıştırabilir. Çok küçük ayrıntılarda mutlaka farklılık var ama...

Gökhan Özoğuz: Biz şekil olarak ortasınıfız. Ve orta sınıfın bir görüntüsü var. Daha asi bir görünüşü vardır. Ama bunu hisse çevirmek çok daha mantıklı. Çünkü düşünceye bakarsanız, kafa yapısına bakarsanız, çok farklı...

Hakan Özoğuz: Ama görünüş tabi ki, sizin dediğiniz benziyor.

Gökhan Özoğuz: Ama görüntü olarak eğer bir tek tipe sokmak isterseniz. Neo nazilerin çok daha gizli, çok daha farklı şeyleri var. Bizim gördüğümüz insanların, medyanın insanlara göstermek istediği, yurtdışında da öyle... Tek tip var. İşte, dazlak kafa, botlar, askılar, bomba ceketler, skinezler... Ama skinezlerin kesinlikle bir düşüncesi var. O yerel, lokal skinezlerin kesinlikle neo-nazilerle hiç alakası yok. Bizim yaptığımız da skinez müziği aslında, tam olarak. Punk kökenli. İngiltere'de çıkış amacı, beyazla siyahın birleşmesi. Neo nazi ise tam tersi. Hiç alakası yok.

Gani Müjde: Ama işte bunları ayırmak lazım.

Gökhan Özoğuz: Basında bir şekilde bunları söyleyebilsek çok daha güzel olacak.

Gani Müjde: Bir röportajınızda, yine, hanginiz söyledi bilmiyorum ama 89'lu, 88'li yıllarda dazlak aksesuarlarını takamadık, küpe filan gibi, sıkıyönetim vardı, demiştiniz. Ondan sonra rahatladık. Sıkıyönetim ailelerde miydi, sokakta mıydı?

Hakan Özoğuz: Ailede yok zaten, sokakta... Ben bir şey eklemek istiyorum. Bu, zaten skin'ın felsefesinde de aka dediğimiz bir olay var, siyah-beyaz renklerle... pluton deniyor. Onlar da zaten simgesi. Bizim palavra klibinde de içinde bulunduğunuz kutu, aka, siyah-beyaz...

Gökhan Özoğuz: Devamlı göndermeler var mesela o konuda da... Siyahla beyazın birleşmesi.

Gani Müjde: Peki, sizin ikiz olduğunuzu bilen var mı? Mesela ben bilmiyordum bugüne kadar... Hiç benzemiyorsunuz ikiz olarak?

Gökhan Özoğuz: Ayrı yumurta...

Gani Müjde: Ama saçlar herhalde sonradan bu rengi aldı?

Hakan Özoğuz: Kaşları filan da hep boyuyordu... Tek tek yapıyor yani...

Gani Müjde: Peki buradan başka bir yere geleceğim. Çince yazılmış bir fenerbahçe dövmesi. Fenerbahçe mi yazıyor orada.

Gökhan Özoğuz:Evet, bu F, bu da B... Çin alfabesiyle...

Gani Müjde: Oradan da müziğe gelelim. Sizin müziklerinizde bir tribün sesi görüyorum genel olarak. Bu aslında tribünlere de yansıyor bir miktar ama... Siz anladığımız kadarıyla bunu özel bir şey haline çevirmek istiyorum. Yani, bir Fenerbahçe marşı yazalım ve tribünler onu söylesin, istiyorsunuz. Böyle bir girişim var mı?

Gökhan Özoğuz: Her zaman oldu. Fakat, tekrar buradan söyleyelim. Kulübün çok fazla ilgisi yok. Bundan çok üzüntü duyuyuyoruz. Çünkü, hakikaten yurt dışında böyle bir şey olduğu zaman hemen...

Gani Müjde: Bu klipten sonra eminim ki çok ilgilenecekler... Sizin müziğinizin bundan sonra ne kadar çok kabul görebildiği biraz da bu reklamla beraber belli oldu...

Hakan Özoğuz: Biz, bu işin içinde olduğumuz için, çok sevdiğimiz diyelim. Futbolu, sporu veya o birlikteliği istediğimize yansıttığımız için başarı diyoruz...

Gani Müjde: Sonuçta Fenerbahçelisiniz....

Hakan Özoğuz: Ailecek, sülalecek herkes Fenerbahçeli...

Gani Müjde: Maçlara gidebiliyor musunuz?

Hakan Özoğuz: Gidiyoruz...

Gökhan Özoğuz: Bizim apayrı mesela, bir şey vardır. Sanatçılar, müzisyenler çok fazla futbolla uğraşmazlar, bilmezler öyle şeyleri denir. Bizim tam tersi. İnsanlar öyle zannetseler de, bizim apayrı bir ilgimiz, bir duygumuz o konuda...

Hakan Özoğuz: Hatta ben konservatuvarda okuyorum, orada bile....

Gani Müjde: Sosyal bir olay futbol, zaten bence... Mesela geçenlerde Can Kozanoğlu konuğum olmuştu. Çok iyi bir sosyologtur. Hasta Fenerbahçeli... Ben de öyle sayılabilirim. Demek ki böyle bir gariplik var yani...

Hakan Özoğuz: Gariplik değil bence, bu apayrı bir bakış yani...

Gökhan Özoğuz: İçinizdeki bir takım duyguları, spor, futbol, oradaki düşündüğünüz, oradaki stratejilerle beraber birleştirip güzel bir hale getirebiliyor, öyle yaşıyorsunuz.

Gani Müjde: Peki, maçlara gittiğinizde, tribünlerde hiç şarkılarınızı duydunuz mu, söyleniyor mu?

Hakan Özoğuz: Hepsinde varız.

Gani Müjde: Tribün sloganı haline dönüşen bir şey oldu mu?

Gökhan Özoğuz: Fenerbahçe-Galatasaray, yeni kale, okul tarafındaki tribün yeni yapılmıştı. Biz o tribündeydik. Yan tarafta da Galatasaraylılar vardı. Güzel bir atışma vardı, çirkin değil... Ama Fenerbahçeliler böyle güzel bir espri şeklinde şeklinde bağırmışlardı: Athena burada, Fatih Ürek, nerede, diye... Bayağı gülüştük. Bunlar tabi espri bağlamında. Biz sizden daha üstünüz, siz bizden daha üstünsünüz. Olayın kapanması lazım artık. Bu bir keyif aslında...

Gani Müjde: Holigan kavramı üzerine de enteresan şeyler okudum sizden... Bir de sizin yaptığınız yaptığınız bir albüm çalışmasının adı Holigan. Orada ne anlatmak istediniz? Holigandan sizin anladığınız şey ne?

Gökhan Özoğuz: Takım sevgisi bir kere herşeyden evvel...

Gani Müjde: Yani, bizde anlaşıldığı gibi değil. Genel olarak sokakta anlaşılan holigan... hatta bir kampanya başlatıldı, ben ona katılmadığımı söyledim her tarafta. Holiganlık kötü bir şey değil... Takımını sevmek. Ama o kavga edenlere, kavgacı denir, holigan denmez...

Gökhan Özoğuz: Şöyle bir ayırım var. Bizde hakikaten çok üstünkörü bakılıyor. Çok fazla önyargıyla bakılıyor. Holigan bence çok güzel bir isim bir kere. Güzel bir olgu. Kavga dövüşü bir kenara bırakın. Takıma duyulan sevgi, beraberlik, o tribündeki toplum, hareket etme, birliktelik, beraber şarkı söylemek, takımı desteklemek, bunlar süper şeyler... Ve bunlar holigan bizce... Ondan dolayı bu şarkının adı holigan oldu zaten... Yani, kavga ve dövüş adamlara holigan denmesine ben de karşıyım. Başka manası olmalı çünkü. Zaten oradan politik bir takım düşüncelere gidiyor.. Desteklenen bir takım. Oradaki taraftarları destekler... Yurtdışında...

Gani Müjde: Siyasidir mesela oradaki rekabetler, değil mi?

Gökhan Özoğuz: Biz mesela o konu hakikaten büyük bir ilgi alanımız. İnternetten devamlı holiganların sitelerine baktığınız zaman, illa bir bölümü holigan taraftarı vardır. Onlar hep böyle çekirdektir, hep vardır. 

Gani Müjde: Mesela, ben isterdim ki, o reklam filmlerinde futbol takımı tutmaları gerek. Rekabetin keyfi aşılansın. Keyiften vazgeçin demek çok kötü insanlara. Siz birbirinizi kırdırmaktan vazgeçin. Futbol sevgidir değil, futbol didişmektir... Yok öyle bir şey... Futbolda didişirsin. Eğlenin, dalga geçin birbirinizle. Futbol sevgisinin içinde bu da var çünkü...

Gökhan Özoğuz: Futbol sevgidir.

Gani Müjde: Elbette sevgidir, spordur herşeyden önce... Sevgi değil biraz da... Ben Galatasaraylıyı gördüğüm zaman kızdırmak istiyorum, asla onlara vurmayı aklımdan geçirmem. Önemli olan bunu anlatmak insanlara...

Hakan Özoğuz: Holigan sözlerine bakarsanız, kesinlikle o pankartlardaki holigan tarafına uymadığını göreceksiniz.

Gökhan Özoğuz:Steau Bükreş-Fenerbahçe maçında biz atlayıp buradan 7 metrelik bir fenerbahçe holigan bayrağı getirmiştik. Otele asmıştık, tribüne de asmıştık. Orada güzel bir çekişme oldu. Onların da çünkü holigan bayrakları vardı. Güzel bir çekişme oldu, güzel bir his yani...

Gani Müjde: Gelelim yine müziğinizin yansımalarına... 80 bin kişiye bir konser vermiştiniz, geçen yılbaşında. O kadar büyük bir kalabalıkla birlikte olduğunuzda, özel bir müzik yaptığınızı da düşünüyorsunuz. Bir yanda o kalabalığın sizi algılaması hoşunuza mı gidiyor, yoksa acaba biz yanlış bir şey mi yapıyoruz mu, diyorsunuz? Sizi sevip, hopladığına zıpladığına göre acaba yanlış bir şey var mı, dediniz mi?

Hakan Özoğuz: Yanlış bir şey var, kesinlikle demedik ama şöyle bir şaşkınlık oldu. Sonuçta yeni bir tarz. Nereden bu çıktı adamlar, oldu insanlar. Kesinlikle çabuk kabul olmuş ki, 80 bin kişi toplanıp, bir ağızdan parçaları beraber söyledi ve çok da eğlendiler, yani...

Gökhan Özoğuz: Tamamen düşüncelerimizi, hissettiğimizi, güzel şeyleri müziğimize aktardığımız zaman hiçbir zaman tereddüt yaşamadık. Ama mesela bir Ali Sami Yen konseri vardı, mesela, bizim için bir dönüm noktası diyebiliriz.

Gani Müjde: Daha önce stiliniz neydi?

Gökhan Özoğuz: Eskiden daha sert bir rock, metal tarzında...

Gani Müjde: Hakan, siyah dışında başka renklerin gördük. Beyaz veya mavi giyebiliyoruz, diyor. Eskiden hep siyah mı giyiyordunuz.

Hakan Özoğuz: Aslında evet, çok ufakken öyleydi.

Gökhan Özoğuz: Çok ufak, 13-14 yaşlarındayken...

Hakan Özoğuz: Büyüklerimiz söylüyordu, siyah dışında da başka renkler de giyebilirsiniz diye.. O sıra algılayamıyorduk.

Gani Müjde: Sizin için enteresan bir şey daha var. İlk defa sesinizi duydular, bu 12 dev adam'da, herkes Athena dedi. Yani, başkalarıyla karıştırmadılar. Bu demek ki tarzınızın oluştuğunu ve yerleştiğini gösteriyor. Sizce Türkiye'de tarzını oluşturmuş ve yerleştirmiş kimler var?

Hakan Özoğuz: Bir Sezen Aksu ekolu var. Aslında bir çok sayabilirim. Sırf ses tonuyla alakalı değil de...

Gökhan Özoğuz: Mesela çok alternatifimiz yok. Hepimizin gördüğü de bu. Kimse kimseye, alternatif var, bizim ülkemizde çok güzel yelpaze var, yok öyle bir şey... Bizim ülkemizde birebir kalıplar var. Arabesk var, fantezi var. Bizim çok farklı bir kulvarda olduğumuzu biliyorum. Fakat en önemli bir sound olarak, apayrı bir yer istiyorsanız, işte o dediğimiz Sezen Aksu ekolü. Eskiden baktığınızda Erkin Koray, Moğollar... Fakat şu anda alternatif pop durumu var. İşte Mirkelam, yeni çıkan Mustafa Sandal var. Tamamen herkesin apayrı kulvarları var. Bizim zaten kafa yapımız da çok farklı. Yani, hiçbir zaman bizi onlarla bir şekilde yarışa sokmuyorlar zaten...

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Başkan Obama döneminde Türkiye ve ABD ilişkileri nasıl olacak?




Tüm Anketler

Anasayfa | Gizlilik Hakları | Hakkında | İletişim | Linkler | Online Mp3 Müzik | Online Tv izle | Oyun-Game | Reklam | Sponsorlar | Tv Dizileri | Videolar
Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

 'İngiltere' 'Londra' 'Avrupa' Türk  haber sitesi .
© 2008 by Cep Tv UK News Great Britain / Birleşik Krallık / Londra
 

Cep Tv Haber - İngiltere
Supporters | Yazar Girişi