| |||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR
|
Büyük Britanya Yönetimi
Bugün İngiltere tahtında Kraliçe II. Elizabeth bulunmaktadır. Edinburgh Dükü Prens Philippe ile evlidir
Cep Tv Londra İngiltere’nin yönetim biçimi anayasal monarşidir. En üstte aynı zaman da devlet başkanı olan kral veya kraliçe bulunur. Şu an İngiltere’de devlet yönetiminin başında Kraliçe II.
Yönetimde doğrudan söz sahibi olmadıkları halde kral veya kraliçenin mutlaka onaylaması gereken kanunlar da vardır. Örneğin parlamentonun açılması, yasa tasarılarının
Parlamento binası Londra’daki Westminster Sarayıdır. Burası 16.yüzyıla kadar kraliyet ailesine ev sahipliği yapmıştır. Ancak Westminster sarayı bir yangın sonucu önemli ölçüde zarar gördüğünden 19. yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Sarayın saat kulesi Big Ben Londra’nın sembolüdür. Ve her yıl milyonlarca turistin akınına uğramaktadır. İngiltere’de ilk demokrasi hareketleri 1265 yılında başlamıştır. III.Henry ilk parlamentoyu MONARŞİ
Bugün İngiltere tahtında Kraliçe II.
Kraliyet ailesinin pek çok üyesi hayır dernekleri ve yardım kuruluşları için çalışmaktadır. Özellikle de Birleşmiş Milletler Çocukları Kurtarma Fonunun ( UNICEF) Başkanı olan Prenses Anne tüm dünyayı dolaşmaktadır. Prens Charles’da İngiltere’nin mimari eserleri için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca büyük şehirlere göçleri önleme projeleri de vardır.
İngiltere kraliyet ailesinin bugün yasal bir gücü bulunmamaktadır. Yıllardan beri süregelmiş bir İngiliz geleneğini bozmamak amacıyla bugün varlığını sürdürmektedir. İngiltere için sadece bir semboldür. Devlet parlamento tarafından yönetilmektedir. Kraliçe ise devlet resepsiyonlarından, törenlerde parlamentonun açılışından ve önemli yabancı misafirlerin ağırlanmasından sorumludur. Ayrıca dernek çalışmalarına katılmaktadır. Her yıl Temmuz ayında kraliçenin doğum günü için resmi bir tören düzenlenir. Kraliçe ve Kraliyet ailesi yılda pek çok kez ülke içine ve İngiliz Uluslar Topluluğu ülkelerine seyahatler yaparlar.
Kraliyet ailesinin masraflarının %85’i devlet daireleri tarafından karşılanır. Bunlara sarayın masrafları, kraliyet uçağı ve kraliyet treni dahildir. Kraliçenin personeli ve görevini yerine getirebilmek amaçlı yaptığı tüm masraflar da hazineden karşılanmaktadır. Ancak tüm bu masrafların listesi parlamento tarafından gözden geçirilmektedir. Ayrıca hazine tüm kraliyet ailesi üyelerine yıllık belirli bir maaş vermektedir. Bir tek Prens Charles buna dahil değildir. Çünkü Galler Prensi “Duchy Of Cornwall” adını taşıyan bir arazinin gelirini almaktadır. Kraliçenin İngiltere’nin en zengin insanı olduğu tahmin edilmektedir. Ancak sahip olduğu varlıkların büyük bir çoğunluğu devlete aittir. İngiltere’de ve dünyanın dört bir yanında Kraliyet ailesi adeta bir pembe dizi gibi izlenmektedir. Kimi zaman sansasyonel haberler çıkmakta, kimi zaman Prens Charles’ın çapkınlıkları gazeteler manşet olmaktadır. Sonuç olarak kraliyet ailesinden kimsenin özel hayatı gizli kalmamaktadır.
İngiltere’de belirli kişilerin avam kamarasına seçilme hakları yoktur. Bunlar ; 1 seneden fazla süre hapis cezasına çarptırılmış kimseler, din adamları, askeri kuvvetler mensupları, polisler, devlet memurlarıdır. Bazı kimselerin sırf eğlence olsun diye seçimlere katılıp boşu boşuna yer işgal etmemeleri için adaylığını koyan herkesten 500 sterlin depozito alınmaktadır. Ve
Tüm Birleşik Krallık ve İngiliz Uluslar Topluluğu vatandaşları ile İrlanda Cumhuriyeti vatandaşları 18 yaşlarını doldurduktan sonra seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olmaktadır. Ayrıca İngiltere’de sürekli oturma izni bulunanlar da parlamento seçimlerinde oy kullanabilirler. Elbette ki bunun için önceden gidip yerel merkezlere kayıt yaptırmaları gerekir. Kayıt yaptırmadığınız takdirde 400 sterlin para cezasına çarptırılırsınız. İngiltere’de oy kullanmak zorunlu değildir. Ancak kayıt yaptırmak zorunludur. Oy kullanmadığınız takdirde hükümet hakkında eleştiri yapmayın. Seçmenlerin %70-%80’i seçimlerde oy kullanır. Ayrıca yurt dışında 20 seneden az bir süredir yaşayan İngiliz vatandaşlarının da genel seçimlerde oy kullanabilme hakkı vardır. Ancak yerel seçimlere de oy kullanamazlar. Seçimler esnasında İngiltere dışında bulunan her seçmen posta yoluyla veya İngiltere’de bulunan bir yakınına vekâlet vererek oy kullanabilir. Bu elbette ki biz Türklere oldukça şaşırtıcı gelecektir. Seçim sandıklarından oyların çalındığı, seçimlerde her türlü sahtekârlığın yapıldığı bir ülkenin vatandaşı olarak Avrupa ülkelerinde seçmenlere bu kadar güvenilmesi oldukça şaşırtıcıdır. Türkiye’de de böyle bir uygulama olsaydı etraf sahte vekâletnamelerden geçilmezdi.
İktidara gelecek parti aynı Türkiye’de olduğu gibi en çok sayıda parlamento üyesi çıkaran parti olacaktır.
Hükümetin başında bir başbakan bulunur. Başbakan parlamentoda en yüksek koltuk sayısına sahip partinin lideridir. Başbakan parti üyeleri arasından 20 kişi seçerek bakanlar kurulunu oluşturur. Ayrıca parlamentoda 80 tane de kıdemsiz bakan bulunur. Yani her bakanlığın 2-5 adet kıdemsiz bakanı bulunmaktadır. Her zaman aynı olaylar tekrarlanır, Başbakanın sadık bakanları başbakanın her dediğini onaylarlar ve bunun karşılığında mükâfatlandırılırlar. Onaylamayanlar ise arka planda kalırlar. Muhalefet partisinin lideri ise iktidar partisinin açıklarını yakalayıp parlamentoya sunmakla görevlidir. Daha doğrusu bunu kendisine görev bilir. İktidar partisinin görevini gerektiği gibi yerine getirip getirmediğini denetler. Bakanlar kurulu üyeleri parlamentoda ön sıralarda oturur. Diğer üyeler ise arka koltuklarda oturmaktadır.Her yeni yasama yılının başında Avam kamarası kendi üyeleri arasından bir başkan seçer. Başkanın görevi oturumları yönetmek, görüşmeleri düzenlemek ve üyelerin bu düzene uymasını sağlamaktır. Başkanın ölümü veya emekli olması durumunda yeni bir başkan seçilir. Başkan oturumlarda fikir beyan etmez veya oylamalara katılmaz. Ancak oylarda eşitlik söz konusu ise oy kullanır. Avam Kamarası Başkanlarına Westminster’da bir apartman dairesi tahsis edilir. Zaman zaman basında ve televizyonlarda avam kamarasından seçme görüntülere yer verilmektedir. Parlamentoya kameralar ilk kez 1989 yılında girmiştir. Ve bir oturum sırasında koltukların çoğunun boş olduğu dolu olanlarda ise üyelerin horul horul uyuduğu görüntülenince halk büyük bir şok yaşamıştır. Genelde oturumlar halka açıktır. Ancak gizlilik taşıyan bazı konular halka kapalı olabilmektedir. Avam kamarasının da, Lordlar kamarasının da bir seyirci salonu vardır. Genelde Avam kamarasında oylama zamanlarında veya parlamento üyelerinin, bakanları sorularıyla sıkıştırdığı zamanlarda hareketlilik yaşanmaktadır.
İngiltere’de belli başlı üç siyasi parti vardır. İlki Muhafazakâr Parti, ikincisi İşçi Partisi ve sonuncusu da Liberal Demokrat Parti’dir. Bunların dışında da ufak tefek siyasi partiler vardır ancak bunlar ancak bazı bölgelerde seçmenlere sahiptirler. Bunlardan en önemlileri: Milliyetçi İskoçya Partisi, Birlikçi Ulster Partisi, Birlikçi Demokrat Parti ( Kuzey İrlanda), Plaid Cymru ( Galler), Yeşil Parti, Sosyal Demokrat Parti, Komünist Parti’dir. 1. Piskoposlar ve başpiskoposlar
Genelde Lordlar kamarasına katılım fazla olmaz. 1200 koltuktan yaklaşık 300 tanesi doludur. 20. Yüzyılın başlarına kadar Lordlar kamarasının geniş yetkileri vardı. Örneğin avam kamarası tarafından çıkarılmış yasaları veto etme hakkına sahiptiler. Oysa bugün bu yetkilerinin birçoğunu yitirmiş durumdalar. Yine de Lordlar kamarası İngiliz siyasi sisteminde en yüksek mahkemedir. Yalnızca İskoçya’daki davalara bakmaz. Lordlar kamarası üyeleri maaş almazlar. Ancak görevleri gereğince İngiltere içinde bir seyahat yapmaları gerekirse bu seyahatin giderleri devlet tarafından karşılanır. Lordlar kamarasına genelde avam kamarasının eski başkanı başkanlık eder. Lordlar kamarasının kurulması, bugün tarihte yapılmış en büyük hatalardan bir tanesi olarak gösterilmektedir. Çünkü sınıf ayrımı yapmak olarak nitelendirilmektedir. Pek çok kişi bu sistemin kaldırılması için çalışmaktadır. YEREL HÜKÜMETLER
Hukuk Sistemi İngiltere, Galler ve İskoçya’nın her birinin ayrı ayrı hukuk sistemleri, mahkemeleri vardır. Her ne kadar aralarında pek çok benzerlik bulunmaktaysa da bir o kadar da derin uçurumlar bulunmaktadır. Kuzey İrlanda kanunları, İngiltere ve Galler kanunlarına son derece benzerdir. Ancak İskoçya kanunları diğerlerinden apayrıdır. Satış sözleşmeleri, tüketici hakları, miras ve gençlerin hakları konusunda farklılıklar söz konusudur. İngiltere kanunları içlerinde en modern olanlarıdır. Medeni hukuk ve ceza hukukunda da büyük farklılıklar bulunmaktadır. İngiltere hukuk sistemi en çok oturmuş hukuk sistemlerinden bir tanesidir. Pek çok ülke İngiltere hukuk sistemini kendisine örnek almıştır.
İngiltere’de fazla ciddiyet taşımayan davalar hukuk mahkemeleri (
Ayrıca medeni hukuk davaları “Queen’s Bench”, “Family Division” veya “Chancery Division’da” da görüşülebilmektedir. Medeni Hukuk Davaları yüksek mahkemelerde, Ağır ceza davaları ise (kasıtlı veya kasıtsız adam öldürme, tecavüz, silahlı soygun vs.) kraliyet mahkemesinde (crown court) bir yargıç ve jüri ile görülür. İngiltere mahkemelerinde jüri 12 kişiden İskoç mahkemelerinde ise 15 kişiden oluşmaktadır. İngiltere'deki seçimlerde oy kullanma hakkı olan 18-65 yaş arası ve İngiltere’de 5 yıldan uzun bir süredir ikamet
Yüksek mahkeme veya kraliyet mahkemesi tarafından suçlu bulunanların “Court of Apeeal” a itiraz edebilme hakları vardır. Ancak şunu unutmayın ki tüm mahkemelerde bir yığın birikmiş itiraz dilekçeleri vardır.İngiltere’de bir ceza veya hukuk davasının görülebileceği en üst mercii Lordlar Kamarası’dır. Genelde tüm kamuoyunu meşgul
İngiliz kanunlarına göre, davalının veya davacının avukat tutma gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. İngiltere’de avukatlık ücretlerinin astronomik olduğunu göz önünde bulundurursak pek çok kişi basit davalarda avukat tutmak yerine kendi kendini savunabilmektedir. Ancak önemli davalarda avukat bulundurmamak deliliktir. İngiltere’de iki tür avukat bulunmaktadır. “Solicitor” ve “Barrister”. İkisinin de Türkçe karşılığı avukattır. Ancak solicitor daha alt mahkemelerde ve daha basit davalara bakar. Örneğin hukuk mahkemelerinde ve il mahkemelerindeki avukatlardır. Barrister ise üst mahkemelerdeki büyük davalara bakar. Örneğin kraliyet mahkemesindeki avukatlardır. “Queens Council” ya da QC en üst düzey avukattır. Tüm avukatlar içinde en bilgili ve deneyimli olanlar QC’lerdir. Barrister’ler astronomik ücretler alır. Ve abartmıyoruz ama QC’ler yılda 1.000.000 sterlin kazanmaktadırlar. Bu da QC’lerin neredeyse kanunun bile üstünde yer aldıklarını gösteriyor.
İngiltere’de pek çok kimse dava açmaktan çekinmektedir. Eğer çok önemli bir zarar söz konusu değilse gidenlerin üstüne bir bardak soğuk su içmeyi tercih etmektedirler. Çünkü mahkeme ile kazanacaklarının mahkeme masraflarından çok daha düşük olacağının bilincindedirler. İngiltere’de bir avukattan danışmanlık hizmeti almanın boş çek imzalamak ile aynı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İngiliz hükümeti bu sorunun farkındadır ve artık bu astronomik rakamlara bir dur demek istemektedirler. Ancak avukatlar hallerinden memnundur.
Eğer hakkınızda çok ciddi suçlamalar varsa veya çok ciddi bir suçtan itham ediliyorsanız asla tek bir yerden yasal danışmanlık hizmeti almayın. Her zaman ikinci bir seçeneğiniz de olsun ki ikisinin de tavsiyelerini karşılaştırın. Bu ister CAB (Citizens Advice Bureau) olsun ister bir avukat olsun mutlaka ikinci kişilere de danışmanızı öneriyoruz. Eğer yanlış tavsiyeler alırsanız, başınız ciddi şekilde yanabilir. Herhangi bir sözleşme imzalamadan önce sözleşmenin maddelerinde tereddüde düştüyseniz veya hak ve sorumluluklarınızı tam olarak algılayamadıysanız imzalamadan önce sözleşmeyi bir avukata göstermenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü sözleşmelerin çoğunda beklenmedik tuzaklara rastlanmaktadır. Ulusal Tüketici Komisyonu sözleşmelerdeki anlaşılmaz ve karmaşık sözcüklerin kullanımını yasaklamıştır. Ayrıca sözleşmeler konusunda CAB’dan veya bir hukuk merkezinden yardım isteyebilirsiniz. Ayrıca yasal konularda vatandaşlara hizmet veren bir danışma ve destek hattı da mevcuttur. “Lawline” adlı bu servise 0898-600600’den ulaşabilirsiniz. Ücretli bir hattır. Ancak avukata danışmaktan daha ucuza geleceğinden emin olabilirsiniz. Which?Books yayınlarının “Legal Problems Solved” (Yasal Sorunlara Çözüm) isimli kitabı da oldukça faydalı bilgiler içermektedir. 1939’da İkinci Dünya Savaşı sırasında vatandaşlara destek vermek amaçlı kurulmuştur. Ve o yıllardan bu yana bağımsız olarak hizmet vermektedir. Danışabileceğiniz konular; Sosyal Güvenlik, tüketici hakları, yerel bilgiler, iş bulabilme, kanunlar, sağlık, göçmenlik, vergilerdir. Ayrıca aileniz ve kendinizle ilgili konularda da tavsiyeler alabilirsiniz. İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’da 1200’ün üzerinde CAB bürosu bulunmaktadır. İskoçya ise diğer Birleşik Krallık ülkelerinden ayrı bir CAB kurumuna sahiptir. Bu kurumun da İskoçya’da 61’e yakın bürosu bulunmaktadır. CAB hakkında daha ayrıntılı bilgi için: “Antional Association of Citizens Advice Bureaux. Myddelton House, 115-123 Pentonville Road, London N1 9LZ (0207-833 2181) ile irtibat kurabilirsiniz.
Polis ve Olaylar İngiltere’de son yıllarda cinayet ve diğer suç vakalarının arttığı göze çarpmaktadır. Yılda yaklaşık 500 cinayet olayına rastlanmaktadır. Bu da cinayet vakaları ne kadar artmış olursa olsun diğer Avrupa ülkelerine göre son derece düşük bir rakamdır. Yani İngiltere’de boğazınıza yemek takılıp ta ölmeniz, cinayete kurban gitmenizden daha olası bir durumdur. Diğer suç vakalarına gelince, İngiltere’de en çok karşılaşılan suç vakaları: araba hırsızlığı, yan kesicilik, eve soygun, haneye tecavüz, diğer soygunlar, soygun esnasında yaralama, tecavüz ve dolandırıcılıktır. Ayrıca bazı gençler sırf macera olsun diye başkalarının arabalarını kaçırabilmektedir. Bugün İngiltere’de insanlar çok önemli suçlar dışında suç işlenmesine göz yummakta ve şikâyette bulunmamaktadır. Bunun nedeni de mahkemelerde boşuna zaman kaybetmek istememeleridir. Tıpkı Türkiye’deki gibi. Kim gidecek mahkemelerde uğraşacak. Dava açacak. Çoğu insan bundan kaçmaktadır. Çünkü olayı çözmeyeceğinin farkındadırlar. İstatistiklere bakıldığında İngiltere’de bugüne kadar açılmış davaların yalnızca %20’sinin çözüme kavuştuğu görülmektedir.
İngiltere’de bazı şehirlerde şiddet olayları oldukça yaygınlaşmıştır. Özellikle de çocuklar arasında.Bugün pek çok kimse sokaklarda saldırıya uğrama tehlikesi altındadır.30 yaş üzeri erkeklerde bu tip olaylara daha sık rastlanmaktadır. Ancak yine kayıtlar incelendiğinde sokaklarda meydana gelen olaylardan yalnızca dörtte birinden polisin haberi olduğu saptanmıştır. Kasabalarda bu tip olaylara daha nadir rastlanmaktadır. Bu yüzden kasabalarda hangi saatte olursa olsun elinizi kolunuzu sallaya sallaya yürüyebilirsiniz. Pek çok suç genelde uyuşturucu ile bağlantılıdır. Son yıllarda İngiltere’de uyuşturucu kullanımının hızla artmasıyla pek çok silahlı çete ve mafya işin içine girmiştir. Şiddet olaylarının bu kadar artması sonucunda polis sürekli insanları uyarmaktadır. Özellikle genç bayanlara geç saatlerde sokaklarda yalnız yürümemelerini tembih etmektedir. Ayrıca üniversite öğrencisi genç kızlara tecavüz vakaları da sık sık görülmektedir.
İngiltere’de genelde insanların en çok korktuğu şey saldırıya uğramaktır. Bu yüzden de geç saatlerde ne sebeple olursa olsun evlerini terk etmek istemeyen pek çok kimse vardır. Psikologlar suç olaylarının bu kadar artmasının ardında yatan sebeplerin; yoksulluk, geleneksel aile yapısının bozulması, sosyal değerlerde azalma, ebeveynlerin çocuk yetiştirme konusundaki yetersizlikleri ve çocuklarına olan ilgisizlikleri olduğunu düşünüyorlar. Bugün İngiltere’de pek çok genç insanın veya çocuğun suç işlemesi 10 yaşından sonra kontrolden çıkmalarından kaynaklanıyor. Ayrıca polis ve gençler arasındaki sürtüşmeler, gençlerin sürekli ayaklanması ve düzene karşı boykotlar yapması polis ve gençleri karşı karşıya getiriyor. İngiltere’ye giden Türk gençlerine böyle olaylardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. Aksi halde sınır dışı edilebilirler.
Artan bir diğer suç grubu da cana değil de mala kasteden suç olayları. Soygunlar ve haneye tecavüz olayları, araba hırsızlıkları en yaygın olanlardır. Avrupa’da çalınan araba sayısı en yüksek olan ülke İngiltere’dir. Aynı zamanda soygun olaylarının en çok yaşandığı ülke de İngiltere’dir. Eğer İngiltere’nin büyük şehirlerinden bir tanesinde arabanızı otoparka bırakıyorsanız. Geri geldiğinizde onu bulamamanız veya içine girilmiş olma olasılığı %25’tir. İngiltere’de tüm suç vakalarının %20’si Londra’da gerçekleşir. Hatta profesyonel hırsızlar Londra’daki tarihi eserleri ve antikaları bile büyük bir başarıyla çalarlar. Dolandırıcılık suçlar arasında en saygın yere sahip olandır. Çünkü elinizi kirletmenize gerek yoktur. Bugün en çok karşılaşılan dolandırıcılık olayları kredi kartı sahtekârlıkları ve vergi kaçırmadır. Özellikle gelir vergisi ve KDV en çok sahtekârlığa maruz kalan vergilerdir. Bu da her yıl İngiltere’ye milyonlarca sterlin kaybettirmektedir. Ve tüm soygunlardan, hırsızlıklardan çok daha yüklü miktardadır.
İngiltere’nin artan suç olayları konusunda aldığı en büyük tedbir, bu suçların cezalarını arttırmak ve mümkünse hapis cezası uygulamaktır. Bugün İngiltere en ufak suçlarda bile suçlu hapis cezası ile cezalandırabilmektedir. Özellikle trafik kurallarını ihlal edenleri, TV ruhsatı almayanları, vergi ödemeyenlerin gözünün yaşına bakılmamaktadır. Ayrıca İngiltere’de cezalarda ayrımcılık söz konusudur. Aynı suçu işleyen kadınlar ve erkeklerden, kadınlara daha ağır cezalar verilmektedir. Bu da kadın hapishanelerinde boş yer kalmamasına yol açmıştır. Son yıllarda kadın hapishanelerinde %30 nüfus artışı söz konusu olmuştur. Hapishanelerde yaşanan bir diğer problem de siyah ırktan ve beyaz ırktan kişilerin aynı hücrelere konulmasıdır. Bu da iki ırk arasında kavgalar yaşanmasına, suçluların sicillerine yeni suçlar eklenmesine ve hapishanede yatacakları sürenin çok daha uzamasına neden olmaktadır. Özet olarak İngiltere Avrupa’nın en çok hapis cezası uygulanan ülkesidir. Ve yine Avrupa’nın en çok ömür boyu hapis cezası uygulanan ülkesidir. Yukarıdaki satırlar elbette ki İngiltere’ye gitme hazırlığı içerisindeki Türkleri oldukça korkutmuştur. Ancak şunu unutmayın ki hiç bir Avrupa ülkesi Türkiye’den daha emniyetsiz olamaz. Bu yüzden içiniz rahat bir şeklide İngiltere’ye gidebilirsiniz. Sonuçta suç her ülkede her toplumda vardır. Suç işlenmeyen tek yerin cennet olduğu kanısındayız. Bu yüzden her ne kadar son yıllarda İngiltere’de suç olaylarında artış söz konusu olsa da diğer Avrupa ülkelerine göre İngiltere hala çok daha emniyetlidir. Eğer malınıza dikkat ederseniz ve suç vakalarına sık rastlanan yerlerden uzak durursanız zarar görme şansınız daha düşük olacaktır. Evinize, eşyalarınıza ve arabanıza sigorta yaptırmanızı öneriyoruz.
İngiliz polisi, dünyada silah taşımayan nadir polis kuvvetlerindendir. Tek silahları coplarıdır. Ancak son yıllarda terör vs gibi tehlikeli görevleri olan polisler silah taşımaktadırlar. Bu İngiltere’de oldukça hassas bir konudur. Çünkü geçmiş yıllarda bazı masum insanlar polis kurşunlarına kurban gitmişlerdir. Bazı polis güçlerinin teleskopik copları ve suçluları etkisiz hale getirmek için sprey kullanmaktadırlar. Ayrıca yakın zamanda görev başında öldürülen pek çok polis memurunun haberleri tüm İngiltere’de yankı uyandırmıştır. Bu da polisler silah taşısın mı taşımasın mı tartışmasını yeniden gündeme getirmiştir. Ancak polislerin %80’i silah taşımak istememektedirler. Pek çoğu silah taşımak yerine istifa edeceğini dile getirmektedir. Yalnızca Kuzey İrlanda’daki polisler silah taşımaktadır. Bu da acil durumlar içindir. İrlanda polisi ile İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) arasında sürekli bir çatışma söz konusu olduğu için İrlanda polisi savunma amaçlı silah taşımaktadır.
Birleşik Krallık’ta tüm polisler genelde aynı üniformayı giyer. İngiltere ve Galler’in kasklı polis üniformaları tüm dünyada bilinmektedir. Diğer polis memurları ise siyah beyaz ekoseli bantlı bir kasket takarlar. İskoçya farklı bir hukuk sistemine sahip olmasına rağmen polis güçleri tüm Birleşik Krallık’ınkilerle aynıdır. İngiltere’nin tüm gün görev yapan polis güçlerinin yanısıra herhangi bir ücret almadan part-time polis memurluğu yapan İngilizler’de vardır. Trafik polisleri trafikle ve yollara park etmiş otomobillerle ilgilenirler.
İngiltere polisi bir zamanlar dünyanın en saygın polis güçleri idi. Ancak son yıllarda İngiltere’de polislerle ilgili pek çok kötü söylenti yayılmıştır. Ve ünleri önemli derecede zarar görmüştür. Halk anketleri incelendiğinde halkın büyük bir çoğunluğu polis teşkilatından şikâyetçidir. Pek çok İngiliz artık 999’u çevirdiklerinde telefonun diğer ucundaki sesten bekledikleri ilgiyi göremediklerini belirtmektedirler.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
SON DAKİKA HABERLERİ |
|||||||||||||||||||||||||
|
Anasayfa | Gizlilik Hakları | Hakkında | İletişim | Linkler | Online Mp3 Müzik | Online Tv izle | Oyun-Game | Reklam | Sponsorlar | Tv Dizileri | Videolar Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı 'İngiltere' 'Londra' 'Avrupa' Türk haber
sitesi . Cep Tv Haber - İngiltere |
|||||||||||||||||||||||||||